• yasal-faiz-hesaplama
  • temerrut-faizi
  • icra-faiz-hesaplama
  • icra-takip-programi
  • hansoft

Yasal Faiz Hesaplama: Oran ve Başlangıç

Yasal faiz hesaplama nasıl yapılır? Kanuni faiz oranı, temerrüt faizi, faizin başlangıç tarihi ve icra takibinde faiz talebi içtihatla anlatılıyor.

Hansoft Yazılım

Bir alacağın gerçek tutarı, çoğu zaman anaparanın kendisi değildir. Ödenmeyen bir faturanın, karşılıksız çıkan bir çekin veya tahsil edilemeyen bir kira alacağının bugünkü karşılığı; hangi faiz türünün, hangi oranla ve hangi tarihten itibaren işletileceğine göre değişir. Uygulamada en sık yapılan hatalar da tam bu üç noktada toplanır: yanlış faiz türü talep etmek, oranı yanlış belirlemek ve faizin başlangıç gününü kaçırmak. Bu rehberde yasal faiz hesaplama işinin mevzuattaki dayanaklarını, temerrüt faiziyle farkını, icra takibinde faizin nasıl talep edilmesi gerektiğini ve adım adım bir örnek hesaplamayı ele alıyoruz.

Yasal Faiz, Akdi Faiz ve Temerrüt Faizi: Üç Kavram, Üç Ayrı Sonuç

Türk hukukunda “faiz” tek bir kalem değildir; en az üç ayrı kavramı birbirinden ayırmak gerekir:

  • Akdi (sözleşmesel) faiz: Tarafların sözleşmeyle kararlaştırdığı, paranın kullanımının karşılığı olan faizdir. Türk Borçlar Kanunu (6098) m. 88’e göre sözleşmede oran belirlenmemişse faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri uygulanır; sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık faiz oranı ise bu oranın yüzde elli fazlasını aşamaz.
  • Kanuni (yasal) faiz: Sözleşmede bir oran yoksa devreye giren, kanunla belirlenmiş orandır. Dayanağı 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m. 1’dir.
  • Temerrüt faizi: Borçlunun borcunu zamanında ödememesi (temerrüde düşmesi) nedeniyle ödemek zorunda olduğu, gecikmenin karşılığı olan faizdir. Dayanağı 3095 sayılı Kanun m. 2 ve Türk Borçlar Kanunu m. 120’dir.

Bu ayrım akademik bir ayrıntı değildir: talep dilekçesine yanlış faiz türünü yazmak, doğrudan alacak kaybına yol açar. Nitekim Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, dava ve ıslah dilekçelerinde “ticari faiz” talep edilmişken mahkemenin daha yüksek olan avans faizine hükmetmesini usule aykırı bulmuş ve hüküm fıkrasındaki “avans faizi” ibaresini çıkararak kararı düzelterek onamıştır (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/2188, K. 2014/4210, T. 18.06.2014). Yani mahkeme, talep etmediğiniz daha lehe faizi size resen veremez.

Kanuni Faiz Oranı Nasıl Belirlenir?

3095 sayılı Kanun m. 1’in metni, Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’na göre faiz ödenmesi gereken hâllerde miktar sözleşmeyle tespit edilmemişse ödemenin yıllık yüzde on iki oranı üzerinden yapılacağını söyler. Aynı maddede Cumhurbaşkanı’na bu oranı aylık olarak belirleme, yüzde onuna kadar indirme veya bir katına kadar artırma yetkisi tanınmıştır.

Bu yetki fiilen kullanılmaktadır: 21.05.2024 tarihli ve 32552 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 8485 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kanuni faiz oranı, 01.06.2024 tarihinden geçerli olmak üzere yıllık %24 olarak uygulanmaktadır.

Buradaki pratik kural şudur: hesaplama yapılırken dönemsel oran kullanılır. Faizin işlediği süre, oranın değiştiği tarihlerle bölünür ve her dilim kendi oranıyla hesaplanır. Uzun süreli alacaklarda tek bir oranla baştan sona hesap yapmak, en sık karşılaşılan hesap hatasıdır.

1 Eylül 2026’ya dikkat: Anayasa Mahkemesi’nin kısmi iptal kararı

Kanuni faizle çalışan herkesin takvimine yazması gereken bir tarih var. Anayasa Mahkemesi’nin 22.07.2025 tarihli ve E. 2024/24, K. 2025/164 sayılı kararıyla 3095 sayılı Kanun m. 1, “sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri” yönünden iptal edilmiştir. Karar, Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra, yani 01.09.2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.

İptalin kapsamı sözleşme dışı borç ilişkileridir; haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme kaynaklı alacaklar bu grubun tipik örnekleridir. Bu tarihe kadar yasa koyucunun yeni bir düzenleme yapması beklenir. Bu nedenle özellikle haksız fiil kaynaklı tazminat alacaklarında, 01.09.2026 sonrasına sarkacak hesaplamalarda güncel mevzuatın kontrol edilmesi gerekir. Somut dosyanızda hangi rejimin uygulanacağı, alacağın kaynağına ve tarihine göre değişeceğinden mutlaka bir avukata danışın.

Ticari İşlerde Temerrüt Faizi: Avans Faizi ve “30 Haziran” Kuralı

3095 sayılı Kanun m. 2, faiz alacağını adi işler ve ticari işler olarak ikiye ayırır:

  • Adi işlerde temerrüt faizi, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça m. 1’de belirlenen orana göre hesaplanır.
  • Ticari işlerde ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, kanuni faizden yüksekse, arada sözleşme olmasa bile temerrüt faizi bu oran (avans faizi) üzerinden istenebilir.

Maddenin çoğu zaman gözden kaçan ikinci cümlesi şudur: söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan orandan beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur. Yani bir takvim yılı içinde ticari temerrüt faizi oranı ikiye bölünebilir; 1 Temmuz’dan itibaren farklı bir oran uygulanması gerekebilir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de ticari nitelikteki işlerde 3095 sayılı Kanun’un 4489 sayılı Kanun ile değişik m. 2/2 hükmü uyarınca avans oranında temerrüt faizi istenebileceğini kabul etmektedir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/12222, K. 2014/14425, T. 24.09.2014).

Son olarak m. 2’nin üçüncü fıkrası bir taban belirler: temerrüt faizi sözleşmede kararlaştırılmamışsa ve akdi faiz oranı kanuni orandan yüksekse, temerrüt faizi akdi faizden az olamaz. Aynı yönde Türk Borçlar Kanunu m. 120 de, akdi faiz kararlaştırılmış ancak temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve akdi faiz oranı daha yüksekse, temerrüt faizi bakımından akdi faiz oranının geçerli olacağını düzenler.

Faiz Ne Zaman İşlemeye Başlar?

Oranı doğru bilmek yetmez; başlangıç tarihi hesabın en kritik değişkenidir. Türk Borçlar Kanunu m. 117 uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmişse (kesin vade) ayrıca ihtara gerek kalmaz; o günün geçmesiyle temerrüt gerçekleşir. Haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede zenginleşmenin gerçekleştiği tarih esas alınır.

Uygulamadaki sonucu Yargıtay 3. Hukuk Dairesi somut biçimde ortaya koyar: temerrüt ya bir ihtar ile ya da dava açılması suretiyle gerçekleşir; dosyaya davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünü gösteren bir belge sunulmamışsa, hüküm altına alınan tutara dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/1259, K. 2019/5911, T. 27.06.2019).

Pratik çıkarım nettir: ihtarnamenin tebliğ tarihini gösteren belge, çoğu zaman aylarca faiz farkı demektir. Tebliğ belgesi dosyada yoksa faiz, en iyi ihtimalle dava veya takip tarihinden işler.

İcra Takibinde Faiz: Takip Talebine Ne Yazılmalı?

İcra ve İflas Kanunu (2004) m. 58, takip talebinde gösterilmesi gereken hususları sayar. Üçüncü bende göre talepte “alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün” yer almalıdır.

Peki bu bilgiler eksik yazılırsa takip düşer mi? Yargıtay 12. Hukuk Dairesi bu soruyu netleştirmiştir: alacaklı takip talebinde işlemiş faiz miktarını açıkça belirtmiş, ancak faizin başlangıç tarihini ve oranını açıklamamışsa; dayanak ilamın tarih ve numarası yazılı ve ilam örneği de talep ekinde sunulmuşsa, basit bir hesaplamayla faiz oranı bulunabileceğinden ve bu eksiklik her zaman alacaklıya tamamlattırılabileceğinden, takip talebinde ve icra emrinde faizin başlangıç tarihi ile oranının gösterilmemiş olması icra emrinin iptalini gerektirmez (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2006/21781, K. 2006/24760, T. 26.12.2006).

Bu, eksik yazmayı meşrulaştıran bir karar değildir; itiraz ve şikâyet riskini azaltmak için takip talebinde faiz türünün, oranının ve başlangıç gününün baştan doğru yazılması esastır. Ödeme emrine itiraz ve sonrasında izlenecek yol için ilamsız icra takibi rehberimize bakabilirsiniz.

Adım Adım Örnek: Adi İşte Temerrüt Faizi Hesabı

Varsayımlar: 100.000 TL tutarında, sözleşmede faiz oranı kararlaştırılmamış, ticari nitelikte olmayan bir alacak. Borçluya gönderilen ihtarname 01.03.2025 tarihinde tebliğ edilmiş, icra takibi 01.09.2025 tarihinde başlatılmış.

  1. Faiz türü: Sözleşmede oran yok, iş ticari değil → adi işlerde temerrüt faizi, kanuni faiz oranı üzerinden (3095 s. K. m. 2/1).
  2. Oran: 01.06.2024’ten itibaren geçerli yıllık %24. Hesaplama dönemi bu tarihten sonra olduğundan tek oran uygulanır.
  3. Başlangıç günü: İhtarnamenin tebliğ tarihi olan 01.03.2025 (TBK m. 117).
  4. Gün sayısı: 01.03.2025 – 01.09.2025 arası = 184 gün.
  5. Hesap: 100.000 × 0,24 = 24.000 TL yıllık faiz. Günlük faiz = 24.000 ÷ 365 = 65,75 TL. İşlemiş faiz = 65,75 × 184 = 12.098,63 TL.
  6. Takip talebine yazılacak tutarlar: Asıl alacak 100.000 TL, işlemiş faiz 12.098,63 TL, takip tarihinden itibaren yıllık %24 kanuni faiz.

Aynı alacak ticari iş niteliğinde olsaydı, kanuni faiz yerine TCMB’nin ilgili dönemde açıkladığı avans faiz oranı uygulanacak ve 30 Haziran kuralı nedeniyle yılın ikinci yarısı ayrı bir oranla hesaplanabilecekti. Oranların dönemsel olarak değişebildiği unutulmamalı; hesaplamadan önce ilgili döneme ait güncel oran mutlaka teyit edilmelidir. Hızlı bir ön hesap için ücretsiz icra faiz hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Faiz Hesabında En Sık Yapılan Dört Hata

1. Yanlış faiz türünü talep etmek. Yukarıda değindiğimiz Yargıtay 15. HD kararında olduğu gibi, talep edilmeyen daha yüksek faize hükmedilemez. “Ticari faiz”, “avans faizi”, “reeskont faizi” ve “yasal faiz” birbirinin yerine kullanılabilecek ifadeler değildir.

2. İşlemiş faize yeniden faiz yürütmek. Kural olarak bileşik faiz yasaktır. Türk Borçlar Kanunu m. 388/son, faizin anaparaya eklenerek birlikte yeniden faiz yürütülmesinin kararlaştırılamayacağını açıkça düzenler. Türk Ticaret Kanunu (6102) m. 8/2 ise dar bir istisna tanır: üç aydan aşağı olmamak üzere faizin anaparaya eklenmesi şartı, yalnızca cari hesaplarda ve her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğindeki ödünç sözleşmelerinde geçerlidir; tarafları tacir olmayanlara uygulanmaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi de kredi kartı alacaklarında işlemiş faiz kalemlerinin asıl alacağa dâhil edilerek üzerinden temerrüt faizi hesaplanmasını bileşik faiz yasağına aykırı bulmuştur (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/1522, K. 2009/2969, T. 17.02.2009).

3. Oran değişikliklerini dönemlere bölmemek. Kanuni faiz oranı Cumhurbaşkanı kararıyla, avans faizi ise TCMB duyurularıyla değişir. Değişim tarihinde dönem kapatılmadan yapılan hesap, hem eksik hem fazla talebe yol açabilir.

4. Munzam zararı hiç düşünmemek. Temerrüt faizi her zaman gerçek zararı karşılamaz. Türk Borçlar Kanunu m. 122’ye göre alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramışsa, borçlu kusursuzluğunu ispat etmedikçe bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Ancak bu zararın genel ekonomik olumsuzluklar dışında, alacaklının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/604, K. 2026/512, T. 04.03.2026).

Faiz Hesabını Elle mi, Programla mı?

Tek dosyada 184 günlük bir faiz hesabı, hesap makinesiyle birkaç dakikada yapılır. Ancak binlerce dosyanın takip edildiği bir icra biriminde tablo değişir: her dosyanın kendi temerrüt tarihi, kendi faiz türü ve oran değişim tarihlerine göre bölünmüş kendi dönemleri vardır. Kısmi ödemeler girdiğinde hesap yeniden kurulmalı, ödeme öncelikle masraf ve faize mahsup edilmelidir.

Bu noktada faiz hesabının dosya kaydının içinde, otomatik ve denetlenebilir biçimde yapılması ciddi bir zaman ve doğruluk farkı yaratır. İcra takip modülümüz faiz türü ve oran dönemlerini dosya bazında tutar; kısmi ödeme girildiğinde bakiyeyi ve işlemiş faizi yeniden hesaplar. Böylece takip talebine yazılan tutarla dosyadaki hesap birbirini tutar.

Sık Sorulan Sorular

Yasal faiz ile temerrüt faizi aynı şey mi? Hayır. Yasal (kanuni) faiz bir orandır; temerrüt faizi ise borcun geç ödenmesi nedeniyle doğan bir faiz türüdür. Adi işlerde temerrüt faizi çoğunlukla kanuni faiz oranı üzerinden hesaplanır, ancak iki kavram özdeş değildir.

Sözleşmede faiz oranı yazmıyorsa ne olur? Türk Borçlar Kanunu m. 88 ve 3095 sayılı Kanun m. 1 uyarınca faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan kanuni oran uygulanır.

Faiz hangi tarihten başlar? Kural olarak borçlunun temerrüde düştüğü tarihten. Kesin vade varsa vadenin geçmesiyle, yoksa ihtarın tebliğiyle; ihtar ispatlanamıyorsa dava veya takip tarihinden itibaren (TBK m. 117; Yargıtay 3. HD, E. 2019/1259, K. 2019/5911).

Ticari işlerde hangi oran uygulanır? TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı oran kanuni faizden yüksekse o oran istenebilir; 30 Haziran’daki oran beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında yeni oran geçerli olur (3095 s. K. m. 2/2).

İşlemiş faize faiz işletilebilir mi? Kural olarak hayır (TBK m. 388/son). Türk Ticaret Kanunu m. 8/2’deki dar istisna yalnızca cari hesaplar ve iki taraf için de ticari iş niteliğindeki ödünç sözleşmeleri bakımından geçerlidir.


Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut alacağınızda uygulanacak faiz türü, oranı ve başlangıç tarihi dosyanızın özelliklerine göre değişir; mutlaka bir avukata danışın.

Hukuk sürecinizi tek platformda görün

Bürolar için masaüstü ya da kurumlar için on-prem çözümle canlı bir tanıtım planlayın.